Her kesime hitap eder
Ana Sayfa
Forum
Dosyalar
Makaleler
Videolar
Resimler
The
Turkler
Menü
Ana Sayfa
Forum
Videolar
Dosyalar
Resimler
Makaleler
Haber Arşivi
Favorilerime
Sizde Para Kazanın !
Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre
Kayıt Ol
Son Videolar
Yiğidim Aslanim
Terminator Salvation
Guizanin Esi Soyundu
Sports Illustrated Swimsuit
Bisikletle Arab Drift
Son Makaleler
BU ADAMLARA BİRER ALKIŞ LüTFEN...
Kennedy Suikastı
Hızlı Okuma Tekniği
Amfiteatrlar ve Arenalar
Bayezit Külliyesi
Bİrazda Reklam :)
Sayaç
Aktif Ziyaretçi
104
Bugün Tekil
58
Ayrıntı
Bugün Çoğul
210
Toplam Tekil
157909
Toplam Çoğul
459689
Ip 38.103.63.16
İSTATİSTİKLER
Portalda
350 tane makale
36 tane dosya
348 tane video
1729 tane haber
352 tane resim
Forumda
2612 tane üyemiz
13258 tane mesaj
98 adet kategori
Makale : Neden Mendil Taşıyoruz
On beşinci yüzyılda Fransız denizciler, doğu denizlerine yaptıkları keşiflerden, hafif ve ketenden yapılmış büyük bez parçalan ile döndüler. Bu bez parçalarını, tarlada çalışan Çinli işçiler başlarını güneşten korumak için kullanırken görmüşlerdi. Moda meraklısı Fransız kadınlar bu bez parçalarından hemen etkilendiler ve onlara başı koruyan veya kaplayan anlamında 'couvrechef adını verdiler.
Bezler Manş denizini aşıp İngiltere'ye geçtiklerinde, İngilizce 'baş örtüsü' anlamına gelen 'kerchief adını aldılar. Ancak uygulamada bu bez parçaları güneş çıkana kadar (ki İngiltere'de epey beklemek gerekiyordu) elde taşındıkları için 'el baş Örtüsü' anlamında 'handkerchief diye anılmaya başladılar. Yani bugün asıl amacı burnumuzu silmek olan mendilin başlangıçtaki görevi başı güneşten korumaktı.
Aslında üst sınıf Fransız kadınların Çin'de pirinç tarımı ile uğraşan işçi kadınlar gibi başlarını güneşten korumak için bez parçalarına ihtiyaçları yoktu. Onların bu işi gören şemsiyeleri vardı.
Zaten eski resim ve eserlerden de bu bezlerin hiçbir zaman başa örtülmediği, devamlı elde taşındığı, taşınırken sallandığı, arada sırada da manidar bir şekilde yere düşürüldüğü anlaşılıyor. 1500'lü yıllarda Avrupa'da ipekten yapılmış ve köşeleri altın veya gümüşle işlenmiş mendiller neredeyse bir sanat eseri değerine ulaşmışlardı.
Peki, Çinlilerin başlarını güneşten korumak için kullandıkları bu bez parçalan ne zaman insanların burunlarını silme aracı oldular? Bunun için tarihte insanların burunlarını nasıl temizlediklerini de bilmek gerekiyor.
Ortaçağ'da insanlar burunlarını kuvvetli bir şekilde havaya hınkırarak temizliyorlardı. Daha sonra burunlarını en yakında en müsait ne varsa örneğin ceketlerinin kollarına siliyorlardı.
Daha eskilere gidildiğinde Romalıların da sıcakta terlerini silmek ve burunlarını temizlemek için bez parçalan taşıdıklarını biliyoruz ama onların bu adeti imparatorlukları ile birlikte yok olup gitmişti.
On altıncı yüzyılda insanları, burunlarını havaya boşaltmak değil de ceketlerinin kollarına silmek rahatsız etmeye başladı. Bunu nezakete sığmayan kaba bir davranış biçimi olarak algılayan toplumda, bu amaçla mendil kullanımı teşvik edilir oldu. Böylece mendil yüzyıllar boyu buruna hafif ve nazik bir şekilde temas ettirilerek, burnun sadece dışını temiz tutmak amacı ile kullanıldı.
On dokuzuncu yüzyılda ilerleyen teknoloji ile beraber havadaki bakterilerin farkına varılmaya başlandı. Makine kullanarak ucuz kumaşlar da üretilince yüzyıllar boyu nezaket sembolü olan mendil, sonunda her sınıftan insanın yanından ayırmadığı, burnunu rahatça temizlediği, sağlık için gerekli, çok önemli bir giysi parçası haline geldi.